www.rencide.net

ANASAYFAM YAP / SIK KULLANILANLARA EKLE




| AnaSayfa | şarkı sözleri | forum | türkiye | kadın | müzik | şiir | şair | hikaye | fıkra | oyun | hazır mesaj | gül resimleri |


  ♥ Nazlim Menü

»Sohbet
» Forum
» Bebeğim
» Meme Dokusu
» Temel içgüdü
» Cinsellik Yaşı
   Duyarlı Bölgeler
» Cinsellik Merkezi
» Kadınlarda Orgazm
» ilk Gece
» Masturbasyon
» Kadın Eşcinselliği
» Kadın Hastalıkları
» Kadınlarda Depresyon
» Panik Atak
» Cinsel Taciz
» Jinekoloji
» Hamilemisiniz
» Prezervatif Kullanımı
» Rahim Kanseri
» bedava program
» iddaa


  ♥ Islamda Kadın

» Kadın ve Aile
» Kadın Hakları
» Cennette Kadın
» islamda Evlilik
» islamda Nikah
» islamda Cinsellik
» Zekat
» Kadın Erkek
» Emzirme
» Akraba Evliliği
» Feminizm
» Kadın Sahabiler
» Kadın Sesi
» Yahudi Kadın
» Hristiyan Kadın
» Hz. Meryem
» Firavunun Eşi
» Haram Kadınlar
» Azil
» Lanetleşme
» Babanın Velayeti
» Çocuğun Velayeti
» Özel Hayat

  ♥ Nazlim Müzik
  ♥ Nazlim Msn

» live messenger
» msn rehberi
» msn indir


Şampuan, saç bakımının ilk adımıdır.

Seçerken, saçınızın yapısına ve gereksinimlerine uygun olanları tercih edin. Unutmayın...seçim kadar doğru uygulama da önemlidir.

Şampuandan önce, saçınızı mutlaka fırçalayın. Böylece saçınız birikmiş olan tozlardan arınacak ve şampuanın etkisi artacaktır.

Şampuanı saçınıza uygulamadan önce avucunuza dökün.

Şampuanlama sırasında, parmak uçlarınızla saç derinize hafif masajlar yaparak kan dolaşımını hızlandırın.

Saçınızı, şampuanlıyken, seyrek dişli bir tarakla tarayın.

Ilık suyla bolca durulayın.

İyice durulandıktan sonra, parlaklık kazandırmak için diplerden uçlara soğuk su tutun.

- Saçınız düzse, muhtemelen yağlanmadan şikayetçisiniz. Bunu önlemek için günlük olarak derin temizleyici bir şampuan kullanıp, haftada bir yağ birikimini önleyecek temizleyici jel uygulayın.

- Saçınız kıvırcıksa, muhtemelen kuruluk probleminiz var; nemlendirici bir şampuan ve krem kullanın. Yıkadıktan sonra saçınızın suyunu bir havluyla alıp, 4-5 damla silikon bazlı parlaklık verici serum uygulayın (saçınızın kalınlığına göre miktarı artırabilirsiniz). Saçınızı elinizle açın ve kendi kendine kurumasını tercih edin.

- Saçınız dalgalıysa, parlaklık artırıcı bir şampuan ve krem kullanın. İyi çalkalayın. Geniş dişli bir tarakla saçlarınızın uçlarını açıp uçlardan köklere kadar silikon bazlı parlaklık verici bir sprey uygulayın. Önüne bigo takılmış bir fönle kurutun.

- Yaz aylarında saçınızın ve saç derinizin bakımına daha fazla özen gösteri. Boyalı, permalı saçların yazın özellikle bakıma ihtiyacı vardır. Kullanacağınız ürünlerin güneş korumalı olmasına dikkat edin. Saçınıza nem verecek bakım maskeleri uygulayarak besleyin; saçınızdaki kuruluğu ve yıpranmayı önleyerek canlı, parlak bir görünüm sağlayacaktır. Saçınızı deniz tuzu ve klordan tamamen arındırmak için çok iyi durulayın.

- Saçınızı yıkadıktan sonra havluyla hafif friksiyon yaparak kurulayın. Daha sonra saç dibinize masaj yapın. Bu yöntemle saç dipleriniz uyarılır ve kan dolaşımı düzenlenir; böylece saçınız tel tel ayrılacak ve kabaracaktır. Kurutma makinesi kullanıyorsanız, parmaklarınızla saç köklerinizi ayırarak kurutun.

- Saçınız kuruyken hacim kazandırmak istiyorsanız, bir püskürtücü yardımıyla nemlendirin ve yuvarlak hareketlerle saç dibinize masaj yapın. Daha sonra şekillendirici bir köpük kullanın ve saçınızı kurutma makinesi ile kurutarak köpüğü sabitleyin.

- Saçınızı fırçalarken öne doğru eğilerek içten fırçalayın. Sonra arkaya atarak dıştan da fırçalayın. Bu işlem saçı iyice düzeltecek ve daha "havalı" durmasını sağlayacaktır.

- Küçük bir reçete: bir havluyu birayla nemlendirerek nemli saç diplerinize sürüp saçınızı öyle kurutun. Biradaki maya saçın hacmini artırarak harika görünmenizi sağlayacaktır.

- Saçın güzel olması için öncelikle temiz olması şarttır. Şampuanınızın etkisini ve genel saç hijyeninizi artırmak için fırçalarınızı sık sık sabun ve sıcak suyla temizleyin.

- Şampuan öncesi saçınızı kir ve tozdan arındırmak için fırçalayın. Şampuanınız daha etkili olacaktır.

- Krem işlemini uygularken,kullandığımız saç kremi herhangi bir bakım özelliği taşımıyorsa saç derisine temas etmeyecek şekilde sadece uç kısımlara uygulayın ve bol suyla durulayın.

- Saç derisinin asit seviyesi ciltten daha fazladır. Bu nedenle bazik özellikli sabun saç için kesinlikle tavsiye edilmez. Saç tellerinin kurumasına ve canlı hücrelerin tellerden ayrılmasına neden olur.

- Şampuanın köpürme oranı, içeriğindeki köpürtücü maddelere ve kullanılan suyun sıcaklığına bağlıdır. Ayrıca saç ne kadar kirliyse şampuan o kadar az köpürür. Su ne kadar sert ve kireçliyse, o kadar fazla şampuan kullanmak gerekir. Kısaca köpürme, şampuanın çok fazla temizlediği anlamına gelmez.

Saç Dökülmesinin Sebepleri

Androgenetik saç dökülmesi erkeklik hormonlarının genetik yatkınlığa sahip saç kökleri üzerindeki etkilerinin bir sonucudur. Erkeklik hormonlarının bir diğer adı "androjenler"dir; "androgenetik saç dökülmesi" tanımı bundan kaynaklanmaktadır. Androgenetik saç dökülmesinde rol oynadığı düşünülen üç önemli faktör vardır ve bunlar birbirleriyle yakından ilişkilidir.

1. GENLER

Androgenetik saç dökülmesi kişinin kromozomlarında belli bir genetik kodun olmasına bağlıdır. Bir veya daha fazla gen üzerinde taşınan bu kod anne veya babadan kalıtılabilir.

Toplumda kelliğin anne tarafından aktarılan bir genin erkek çocuklarda tanımlanmasıyla ortaya çıktığı şeklinde yaygın bir inanış vardır. Androgenetik saç dökülmesi olan hastaların kromozomlarının genetik incelemesi bu inanışın iki bakımdan yanlış olduğunu ortaya koymuştur: Öncelikle, androgenetik saç dökülmesi otozomal dominant olarak kalıtılmaktadır, yani sorumlu gen(ler) anneden veya babadan gelebilmektedir. İkinci olarak, bu genetik kod hem erkeklerde, hem de kadınlarda tanımlanabilmekte, dolayısıyla hem kız, hem de çocuklar ileride bu tip saç dökülmesine maruz kalabilmektedir.

Üzerinde ısrarla durulması gereken bir nokta da sorumlu gen(ler)i taşıyan herkeste androgenetik saç dökülmesinin gerçekleşmeyeceğidir. Bir genin aktif olabilmesi için kişinin vücudunda "tanımlanması" gerekir. Belli bir genin tanımlanması ise hormonlar, yaş, stres düzeyi vs. gibi pek çok faktöre bağlıdır. Dolayısıyla eğer bir kişinin saçı dökülmüyorsa bunun iki sebebi olabilir: Ya o kişi saç dökülmesinden sorumlu gene sahip değildir, yahut varolan gen tanımlanmamıştır.

Androgenetik saç dökülmesinden tek başına sorumlu olan gen veya gen kümesi henüz keşfedilememiştir. Fakat bilim adamları bu gen(ler)in erkeklik hormonlarının, 5-alfa redüktaz enziminin ve saç köklerindeki androjen reseptörlerinin sentezinde etkili olduğundan şüphe duymamaktadırlar. Bunlar erkek tipi saç dökülmesinde rol oynadığı bilinen üç ana faktördür. 5-Alfa redüktaz enzimi bir erkeklik hormonu olan testosteronu daha aktif bir formu olan dihidrotestosterona (DHT) çevirir. DHT de saç köklerindeki androjen reseptörlerine bağlanarak etkisini gösterir.

Genetik mühendisliği ve tıbbi genetikteki gelişmeler sayesinde erkek tipi saç dökülmesinden sorumlu olan gen(ler) fazla uzak olmayan bir gelecekte bulunacaktır. Bu buluş bize sadece androgenetik saç dökülmesini tedavi etme imkanı değil, aynı zamanda bunun ileride ortaya çıkma riskini yeni doğan bir bebekte bile tespit etme olanağı verecektir.

2. HORMONLAR

Androgenetik saç dökülmesinin oluşum mekanizmalarında rol oynayan hormonlar androjenler olarak da adlandırılan erkeklik hormonlarıdır. "Androjenler nasıl kellik yapar?" sorusunun cevabını vermek çok da kolay değildir. Androjenler pek çok yaşamsal mekanizma üzerinde önemli etkilere sahiptirler. Etkilerini diğer hormonlar gibi hücre zarı üzerindeki veya hücre içindeki reseptörlere bağlanarak gerçekleştirirler. Bir saç kökünü farklı türden androjenler etkileyebilir ve vücudun farklı bölgelerindeki saç kökleri aynı androjene farklı cevaplar verebilir. Örneğin, koltuk altındaki kılların büyümesini sağlayan androjenler, kafa derisindeki saçların dökülmesine neden olmaktadır.
Saç dökülmesi sürecinde iki tip androjen rol oynar. Bunlar testosteron ve dihidrotestosterondur (DHT). Dihidrotestosteron adından da anlaşılacağı üzere bir testosteron türevidir. 5-Alfa redüktaz enziminin görevi göreceli olarak inaktif olan testosteronu, daha aktif bir formu olan dihidrotestosterona çevirmektir. DHT saç kökleri üzerindeki her tip androjen reseptörüne kolaylıkla bağlanıp kuvvetli etkisini gösterebilir. Testosteronun da saç kökleri üzerinde etkisi vardır, fakat bu DHT''ninkinden çok daha zayıf bir etkidir. Dolayısıyla saç köklerinin içinde ve çevresinde, özellikle dermal papillada çok sayıda bulunan 5-alfa redüktazın androgenetik saç dökülmesi sürecinin anahtar enzimi olduğu söylenebilir.
Bu iki hormonun saç köklerindeki reseptörleriyle etkileşmeleri kafa derisini kaplayan saçlarda bir takım değişimlere neden olur. Zaman içinde terminal saçların büyüme (anajen) evreleri kısalır. Katajen (ara) ve telojen (dinlenme) evrelerinin sürelerinde bir değişiklik olmadığından, sonuç olarak dinlenme dönemindeki saç köklerinin sayısı ve oranı artar. Katajen ve telojen dönemindeki köklerin normalde %10 olan oranı %20''ye çıkar. Daha fazla saçın dinlenme döneminde olması da, daha fazlasının dökülmesi sonucunu doğurur. Etkilenen saç kökleri kısalır ve incelir. Bunun sonucu olarak buralardan daha ince, kısa ve zayıf saçlar çıkar.
Her erkek ve kadında androjen hormonları ve bunların reseptörleri mevcut olduğu halde niçin herkeste saç dökülmesi görülmediği sorulabilir. Bu sorunun gerçekten tatmin edici bir cevabı yoktur. Yine de bazı fikirler öne sürülmektedir ve bunların başlıcalarına aşağıda kısaca değinilmektedir:
Androgenetik saç dökülmesi olan kişilerin saç köklerindeki androjen reseptörlerinin sayısı normalden fazladır. Bunun sonucu olarak kanlarındaki androjen düzeyi normal olmasına rağmen, androjenler bu kişilerin saç folikülleri üzerinde daha belirgin bir etki yaratmaktadırlar.
Saçı dökülen kişilerin saç köklerindeki androjen reseptörleri normalden daha hassastır. Bu da kanda normal düzeyde bulunan androjenlerin saç köklerini daha fazla etkilemesine neden olmaktadır.
Saçların döküldüğü bölgelerde 5-alfa redüktaz enziminin aktivitesi daha yüksektir. Dolayısıyla buralarda daha fazla testosteron dihidrotestosterona çevrilmektedir. DHT''nin testosterona oranı ne kadar büyük olursa saç dökülmesi de o kadar hızlı olur.
.
YAŞLANMA

Unutulmamalıdır ki, yukarıda bahsi geçen faktörlerin ikisi birden mevcut olsa dahi, bu, androgenetik saç dökülmesinin başlaması için yeterli olmamaktadır. Saçların dökülmeye başlaması için saç köklerinin belli bir süre boyunca androjenlerin etkilerine maruz kalmaları gerekir. Bu süre kişiden kişiye, genetik tanımlamaya ve kandaki androjen düzeyine bağlı olarak değişebilir.
Bunun yanında, kişi yaşlandıkça belli orandaki saçı kısalır ve incelir. Androgenetik saç dökülmesine yatkınlık olsa da, olmasa da, sadece yaşa bağlı olarak gerçekleşen bu sürece minyatürizasyon denir. Bunun sonucunda minyatürizasyona uğrayan saçlar dökülür ve işlevsel saç köklerinin sayısında bir azalma olur.


  ♥ Arkadaş arama

  ♥ Yüzlerce Kişiyle Tanışıp Arkadaş Bulmak istiyorsan sende gel






  ♥ Nazlim Kadın

» Evlilik
» Anne Çocuk
» Aşk
» Beslenme Diyet
» Cinsellik
» Güzellik
» ilişki
» Kariyer
» Moda
» Magazin
» Makyaj
» Pratik Bilgiler
» Sağlık
» Saç Bakımı
» Yaşam
» Kadın Hakları
» Başarılı Kadınlar
» Ev Yemeği
» Girişimci Kadın
» Motivasyon
» islamda Kadın
» Kilo Vermek
» Kısa Kısa
» Gelinlik
» Erkekleri Etkileme
» Bitkilerle Tedavi
» Kürtaj
» Sezeryan
» Gebelik
» Çocuk Bakımı
» Maskara
» Kadın Anatomisi
» Erkek Anatomisi
» Kadınlarda Adet
» Göğüs Kanseri
» Menopoz
» Kısırlık
» Kızlık Zarı
» Tüp Bebek
» Kemik Erimesi
» Alışveriş
» ihanet

  ♥ Nazlim Kadın

» Kadın
» Yemek Tarifleri

  ♥ Nazlim Dizi

» ıhlamurlar altında
» Sahte prenses
» beyaz gelincik
» avrupa yakası
» büyük yalan
» ilk aşkım
» esir kalpler
» Dizi

  ♥ Arkadaşlık